logo
15 Temmuz 2023

YUMUŞAK GÜÇ, ULUSAL İMAJ VE İTİBAR

Kamu diplomasisi bir ülkenin ulusal imajı ve dünyada kazandığı itibar ile yakından ilişkilidir. Ulusal imaj bir bütün olarak arkasına aldığı sert güç ile ülkenin yumuşak gücünü oluşturur. Bu tanım, Joseph S. Nye, Jr* tarafından öne sürülen "yumuşak güç" tanımından ibarettir. Uluslararası ilişkilerin kuramsal tartışmalarında Robert Keohane ile birlikte "karşılıklı bağımlılık" konseptinden yola çıkan ve disipline liberal bir yaklaşım sergileyen Nye, yumuşak güç söylemiyle geniş kabul görmüştür. Öte yandan yumuşak gücün de bir "güç unsuru" olduğu noktasından hareket ederek söylemi eleştirenler de vardır.


Söz konusu eleştirilerin önemli bir bölümü yumuşak gücü oluşturan unsurların, yaklaşımın neşet ettiği gelişmiş ülkelerin koşullarına göre belirlenmiş olmasına yöneliktir. Söz konusu gelişmiş ülkelerin kendilerine özgü özellik ve değerlerin tüm ülkelerde bulunması mümkün olamayacağına göre yumuşak sahibi olanlar sadece bu gelişmişler kulübüne ait olacaktır. Bu boyutuyla yumuşak güç küresel egemenliğin belli bir odakta toplanmasına yol açmakta, dolayısıyla emperyal bir esasa dayanmaktadır. Bu eleştirinin temelinde uluslararasında giderek zemin kazanan eleştirel kuram(lar) yatmaktadır. Realist paradigma açısından da yumuşak güç kavramının eleştirildiğini unutmamak gerekir. Realist okul güç denince "sert gücü" anlamakta, devlet-merkezci tüm paradigmasını güvenlik ve ulusal çıkar üzerine inşa etmiştir.


Yumuşak güce yönelik bu eleştirilere karşın ulusal imaj ve uluslararası planda kazanılan itibar hiç kuşkusuz devletlerin dış politikalarında önemli rol oynamaktadır. Bu imaj ve itibarın kazanılmasında sert gücün dışındaki bazı değerlerin önem kazandığı da bir gerçektir. Ancak, ulusal imaj ve itibar sadece uzun ve orta süreçlerde oluşan ve belleklere kazınan bazı algılardan ibaret değildir. Devletler, içinde bulundukları koşullara göre uyguladıkları politikalarla Nye tarafından tanımlanan yumuşak güç unsurlarının ötesinde olumlu imajlara sahip olabilirler. Joseph S. Nye, Jr hiç kuşkusuz, ideolojik arka planı ne olursa olsun, henüz emekleme çağındaki kamu diplomasisine yeni bir boyut ve tartışma kazandırmıştır. Disiplinin kuramsal altyapısı geliştikçe bu konuda da farklı söylemler tartışılacaktır.


*Joseph S. Nye, Jr. (2017), Yumuşak Güç. BB101. İstanbul

Son Yazılar

Kamu Diplomasisi ve Yerel Yönetimler: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Örneği 29 Ağustos 2026

Bu makale, kamu diplomasisinin günümüzde yalnızca merkezi devlet kurumları tarafından yürütülen bir faaliyet olmaktan çıkarak yerel yönetimlerin, şehirlerin ve farklı kurumların da aktif rol üstlendiği çok aktörlü bir yapıya dönüştüğünü ele almaktadır. Çalışmada, kamu diplomasisinin teorik çerçevesi ve Türkiye’deki kurumsal gelişimi incelendikten sonra şehir diplomasisi kavramı üzerinde durulmakta; İstanbul Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere İzmir, Gaziantep ve Ayvalık örnekleri üzerinden yerel yönetimlerin kültürel, ekonomik, sosyal ve çevresel faaliyetler yoluyla uluslararası görünürlük kazandığı gösterilmektedir. Ayrıca kardeş şehir ilişkileri, uluslararası iş birlikleri, kültürel etkinlikler, eğitim faaliyetleri ve sürdürülebilir şehircilik projelerinin kamu diplomasisine katkısı değerlendirilerek, yerel yönetimlerin Türkiye’nin uluslararası tanınırlığı ve yumuşak güç kapasitesi açısından giderek daha önemli aktörler hâline geldiği vurgulanmaktadır.


Devamını Oku
Kamu Diplomasisinin Tarihsel Gelişimi: Soğuk Savaş’tan Küreselleşme Çağına Yapısal ve Kavramsal Dönüşüm 27 Ağustos 2026

Kamu diplomasisi, geleneksel diplomasinin devletten devlete (G2G) yürüttüğü gizlilik odaklı iletişim modeline alternatif olarak, bir devletin yabancı kamuları etkileme, ikna etme ve kendi lehine sempati yaratma çabalarını içeren stratejik bir dış politika aracıdır. Kavramsal kökenleri antik döneme kadar uzansa da modern anlamda kurumsallaşması ve küresel siyasette merkezi bir aktör haline gelmesi Soğuk Savaş dönemiyle başlamıştır. İki kutuplu dünya düzeninde ideolojik propaganda ve kitle iletişim araçlarının kullanımıyla şekillenen kamu diplomasisi, Berlin Duvarı’nın yıkılmasının ardından küreselleşme, dijitalleşme ve ağ toplumunun yükselişiyle köklü bir paradigma değişimine uğramıştır. Bu makale, kamu diplomasisinin tarihsel gelişimini, Soğuk Savaş dönemi ve sonrası ekseninde incelemekte; tek taraflı enformasyon aktarımından (eski kamu diplomasisi), çift taraflı, diyalog odaklı ve ağ tabanlı etkileşime (yeni kamu diplomasisi) geçişi teorik ve pratik boyutlarıyla analiz etmektedir.

Devamını Oku
Kamu Diplomasisi ve Yapay Zekâ 25 Ağustos 2026

Bu çalışmada, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin kamu diplomasisi üzerindeki dönüştürücü etkisi ele alınmaktadır. Çalışma; anlatı oluşturma, algoritmalar, dijital diplomasi, deepfake, dezenformasyon ve sosyal medya gibi başlıklar üzerinden yapay zekânın kamuoyunu etkileme ve diplomatik iletişimi yeniden şekillendirme potansiyelini incelemektedir. Bunun yanı sıra, teknolojik dönüşümün beraberinde getirdiği etik, güvenlik ve güven sorunlarına dikkat çekilerek yapay zekânın Türk kamu diplomasisi açısından sunduğu fırsatlar ve riskler değerlendirilmektedir.

Devamını Oku
Kamu Diplomasisi Mi, Lobicilik Mi? 02 Ekim 2025

    Görece yeni bir kavram olan “kamu diplomasisi”, çoğu zaman “lobicilik” ile eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Oysa lobicilik, özellikle Türkiye’nin Batı ülkelerinde karşılaştığı olumsuz propagandalar bağlamında gündeme gelmiş ve Amerika Birleşik Devletleri’nde bu amaçla faaliyet gösteren özel ticari kuruluşlar üzerinden yürütülen bir yöntem olarak öne çıkmıştır. Ancak bu yöntemin, geçmişte Türkiye’nin imajını düzeltmeye kayda değer bir katkı sağladığını söylemek güçtür.


    Buna karşılık, kamu diplomasisi bir ülkenin dış politika hedeflerine sivil katkı sağlamayı amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu bağlamda sivil destek; devlet diplomasisinin dışında, sivil toplum örgütleri, akademi, kanaat önderleri veya toplumun önde gelen isimleri tarafından yürütülen faaliyetleri kapsamaktadır. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri Kongresi veya Almanya Federal Meclisi (Bundestag) nezdinde, resmi lobi listeleri aracılığıyla gerçekleştirilen çalışmaların günümüzün diyalog temelli modern kamu diplomasisi ile karıştırılmaması gerekir. Kamu diplomasisi, bütün alt faaliyet alanlarıyla değerlendirildiğinde, “lobiciliğin” dar çerçevesinin ötesinde, çok daha geniş ve sınırsız imkânlar sunan bir alandır.


    Dolayısıyla, kamu diplomasisinin kültür, sanat, bilim, spor, siyaset, ekonomi, ticaret, insani yardım ve diaspora diplomasisi gibi farklı alanlarda sunduğu imaj oluşturma, değiştirme ve pekiştirme fırsatlarından yararlanmak; ticari kuruluşlar aracılığıyla yürütülen dar kapsamlı “lobicilik” faaliyetlerinden çok daha etkili ve faydalıdır.

Devamını Oku
15 Temmuz Hain Darbe Girişimi ve Türk Kamu Diplomasisi 16 Temmuz 2025 15 Temmuz 2016’da milletimizin gösterdiği tarihi direnişin 9. yılında, FETÖ ile mücadelenin uluslararası boyutu ve Türkiye’nin kamu diplomasisi stratejileri bu özel sayıda ele alınmıştır.


Devamını Oku